Yakmak için yanmak

“Saklı sızım” adlı kitabımın çıktığı, 2010 yılı idi… Kitap üzerine sohbet ettiğim bir abim; “Ömer, yakmak için, ilk önce yanmak gerekir. Şu an sen yanmaya başladın ve geçen zamanla beraber, kaleminden düşecek cümleler ile seni okuyan her insanı yakacaksın…” demişti. Bugün, kimi, ne kadar yakıyorum bilmiyorum. Ama şuan ben, cayır cayır yanıyorum.

               Evet, yanıyorum. Ve yandığım ateşin her bir alevi, farklı bir şekilde yakıyor beni. Bir alev, hayat adı ile yakıyor beni, bir alev aşk adı ile. Bir alev, çaresizlik olarak yakıyor yüreğimi, başka bir alev engel olarak yakıyor. Bir alev Türkiye adı ile yakıyor, bir alev ise, tam olarak icra edemediğim, ama icra etmek için de, gece gündüz hayaller kurduğum, gazetecilik olarak yakıyor beni.

               Lakin ben, alevlerin isimleri farklı olsa da, her gün, her zaman için için yanıyorum ben. Koronavirüs salgını sebebi ile, tam bir yıldır evdeyim. Bir yıldır evde olduğum için, inanılmaz bir şekilde sıkıldım ve çok sıkıldığım için de gözümün beyazı bile, siyah görür oldu. Bu yangın hali, ne zamana kadar sürecek, geçen zaman ile beraber, bu yangın hali alır ve ben yanıyor iken, benim ile birlikte kim ne kadar yanıyor bilmiyorum. Ancak ben, otuz iki yıldan beri yanıyorum ve bugün yandığım gibi yarın da öbür gün de yanacağımdan, en ufak bir şüphe duymuyorum.

               Daha önce de dediğim gibi hem kişisel dertlerim ile yanıyorum, hem de sevdalısı olduğum, Türkiye dertleri ile… Evet, son yirmi yılda çok değişti, ama Türkiye’nin dertleri hiç bitmedi. Evet, son yirmi yılda, dünyaya meydan okuyan hale geldi. Ama Türkiye, içindeki kötü kokan pislikleri, hala temizleyemedi. Geçen haftalarda şöyle bir twit attım; “ İstanbul, 1453'de fethedildi ama bizans kini ölmedi. 1950'de ezan öze döndü ama "Tanrı Uludur" hevesi bitmedi. 28 Şubat bin yıl sürmedi ama solun İslam öfkesi tükenmedi. 2020'de Ayasofya camii oldu ama İstanbul’a haç dikme isteği erimedi. Bu yüzden egodan uzak Hz. Ömer ruhu şart.’’

               Böyle bir twit attım, çünkü hak davasında yer alıp da yanmayan yürek gördüğüm vakit, benim yüreğim yanıyor. Liderin yüreği yanıyor ama o yürek ateşinde, mangal yapıp, keyif sürenleri gördüğüm vakit, benim canım yanıyor. Böyle bir twit attım; çünkü yanmayan hiç bir yüreğin, dünyada hiç bir yüreği ve hiç bir yeri yakamayacağını biliyorum. Ve böyle bir twit attım; çünkü Hz. Ömer ruhu olmasa, yeni 28 Şubat’lar, yeni Gezi’ler, yeni 17-25 Aralık’lar, hatta yeni 15 Temmuz’ların hayali kuruluyor. Bunun ilk fitilini, 1915 olaylarına ‘’soykırım’’ diyen, Amerika Başkanı Biden yaktı.

               Biden konuştu, HDP bu ülkeye pis kinini kustu. HDP, “Türkiye, Ermenilerin katilidir’’ dedi, millet ittifakı üç maymunu oynadı. Muhalefet, Biden’a değil, kendi devletine kızarak, Amerika’nın sözcülüğüne soyundu. Millet İttifaki’nın yüreğinin, Amerika için yandığını, cümle alem görmüş oldu.

               Tüm dünyanın gündemi, sadece Türkiye. Bu yüzden, yüreğinde Türkiye sevdası olan hiç bir Müslüman, gece rahat uyumamalı. Bu yüzden, bir harp ortamı varken, herkes safını belirlemeli. Ve bu yüzden, yanar gibi yapmak yerine, gerçekten yanıp, hak davasına zarar veren herkesi, layık olduğu yere göndermeli.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ömer Alikılıç - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

05

Emel Görün - Guzel bir yazi ancak yazıyi paylaşırken "okuyup ve bolca okutalım " diye dikte etmeniz çok itici. "Okuyup paylaşır mısınız" diye ricada bulu nmanız daha uygun olur diye düşunuyorum.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Mayıs 05:19
04

Necmettin Şenkardeşler - Emeğine Kalemine sağlık Kardeşim

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Mayıs 03:32
03

Turgay - Yazınızı genel anlamda beğendim başarıların devamını dikerim

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Mayıs 01:41
02

Emre - Ömer bey amacını ve arzuladığın günlere ulaşmanı isterim şüphesiz, ancak yazın da o kadar virgül ve noktalama kullanıyorsunuz ki yazının içeriğini ruhunu bozuyor okuyucu ya anlatmak istediğini aktaramiyorsun.

Naçizane tavsiyem redaktasyon dersi ile imla nokta virgül çalışması yaparsan çok iyi bir yazar olacaksın şüphesiz....

Rast gele

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Mayıs 01:12
01

Ali Can - Ömer yazının içeriğini tasvip etmiyorum ama bu şekilde yazmaya devam etmeni istiyorum. Başarılarının devamını dilerim kardeşim

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 04 Mayıs 23:03



adapazarı escort
adapazarı escort
adapazarı escort
adapazarı escort
adapazarı escort
adapazarı escort
adapazarı escort
adapazarı escort
adapazarı escort
adapazarı escort
adapazarı escort
adapazarı escort
adapazarı escort
adapazarı escort
adapazarı escort
adapazarı escort
adapazarı escort
adapazarı escort
adapazarı escort
adapazarı escort
nevşehir eskort
kayseri eskort
sakarya avukat
webmaster
buca eskort bayan